Anasayfa
Özel 
Tomurcuk Bitki Hastalıkları Kliniği
      Tomurcuk Bitki Hastalıkları Kliniği, yetiştiricilerimizin ve meslektaşlarımızın bitki hastalıklarıyla ilgili çözemedikleri, içinden çıkamadıkları problemlemlere bilimsel, analitik çözümler bulmak  ve yetiştiricilerimizi bu bilimsel çözüm yolları hakkında ayrıntılı şekilde bilgilendirmek amacıyla  1991 yılı Mart ayında, Antalya'da Güvenlik mahallesinde faaliyete geçti. Küçük bir laboratuvar, küçük bir kütüphane ve küçük bir büro ile 10 yılı aşkın bir zamandır sessiz sedasız hizmet vermektedir. Ülkemizin ilk özel bitki hastalıkları kliniğidir.
      Klinik çalışmalar, ilk olarak, binlerce yıl öncesinde insan hekimliğinde başlamıştır. Bunu birkaç yüzyıl öncesinden başlayarak veteriner hekimlik izlemiştir. Bitki hastalıklarının mahiyetlerinin anlaşılması ve bunlarla ilgili korunma ve tedavi yöntemlerinin gelişmesi ile birlikte yakın zamanlarda da bitki hekimliği kavramı dünya literatürüne girmiş, fakat ne yazık ki bu meslek, henüz bütün kurumlarıyla tam olarak şekillenememiştir.  Bu alanda klinik çalışmaların başlaması ise bütün dünyada çok yeni bir olgudur. Bizler, çağdaş çabalarla birlikte, geç kalmadan ülkemizde bunun ilk adımlarını atmış olmaktan büyük gurur duyuyoruz. 
      Saygıdeğer Türk yetiştiricisi ve çok değerli meslektaşlarımız, kısa sürede sorunlarının çözümü için kendilerine sunulan bu bilimsel yaklaşımı oldukça benimsemişler ve bizlere büyük cesaret ve destek vermişlerdir. Bu sayededir ki Tomurcuk Bitki Hastalıkları Kliniği bugün tüm Türkiye'ye hizmet verir bir duruma gelmiştir. Bugün artık ülkemizin uzak köşelerinden bile kargo ile hastalıklı bitki örnekleri gönderilmekte, Antalya'da gerekli tetkik ve analizler yapılarak sonuçlar iki üç gün içinde kendilerine fakslanmaktadır. Bu vesile ile burada, çalışmalarımızın daha ileri gitmesine katkıda bulunan herkese, minnet ve şükran duygularımızı sunmak istiyorum.
      1991 yılında tarafımdan tesis edilmiş bulunan bu Klinikteki faaliyetleri, iki yılı aşkın bir zamandan bu yana, yıllarca beraber çalıştığımız Sayın Mazlume Hayyar Hanımefendiye devretmiş bulunuyorum. Mazlume Hanım yıllarca Kliniğimizde laboratuar hizmetlerini bizzat yürütmüş, tanı çalışmalarına bizzat katılmış, akademik kariyeri olmamasına rağmen bu konuda kendini yetiştirmiş, Bitki Koruma Bölümü mezunu, Ziraat Mühendisi bir hanımefendidir. Bugün Kliniğimiz, Antalya Sebze Halinden Zeytinköy istikametine giden bulvar üzerinde, kavşaktan 250 m kadar ileride solda bir apartmanın zemin katına taşınmış, sayın Mazlume hanımın yönetiminde, üreticilerimize hizmet vermeye devam etmektedir. Ziyaretçilerimiz aşağıda vermiş bulunduğumuz site adresini veya anasayfamızdaki bağlantıyı tıklamak suretiyle Kliniğin kendi sitesinden daha ayrıntı bilgi edinebilirler.
      Bitkilerinde hastalık sorunları olup Kliniğe göndermek isteyen yetiştiricilerimiz, örnekleri almadan önce telefon ederek hastalığın mahiyeti hakkında açıklayıcı bilgi vermeli ve  örneği nasıl alması ve Kliniğe nasıl intikal ettirmesi gerektiğini iyice öğrenmelidirler. Çünkü örneklerin alınması ve taşınması, hastalığın doğru olarak tespit edilebilmesi bakımından çok önemlidir. Birçok örnek uygun şekilde muhafaza edilmediği ve uygun şekilde taşınmadığı için ya bozularak elden çıkmakta, ya da tamamen kuruduğu için etmenin izolasyonu ve tanısı mümkün olamamaktadır. 
      Örnekler mutlaka plastik torba içinde taşınmalıdır. Açıkta bırakılarak kurumasına imkan verilmemelidir. Alındıktan sonra hemen Kliniğe intikal ettirmek mümkün olmazsa buzdolabında saklanmalıdır. Örnekler gönderilirken mutlaka örnek sahibinin adı soyadı, adresi, telefon ve varsa faks numaraları, hasta bitkinin tür ve varyete adı, ve şikayet konusunun ne olduğu mutlaka yazılmalıdır.  Örnekle ilgili olarak daha önce yapılan işlemler hakkında ayrıntılı bilgi verilebilirse iyi olur. Ama yukarıdaki kısa bilgiler mutlaka örnekle birlikte Kliniğe ulaşmalıdır. Çünkü örnekler bu bilgilerle kayda girmekte, bu bilgilerle rapor edilmektedir. Örnekler kayda girdikten sonra Örnek Kayıt Numarasının ve Kayıt Tarihinin alınması, örneğin takibi yönünden büyük fayda sağlar. 
      Kliniğe intikal eden örneklerle ilgi kayıt ve rapor formları, gizlilik prensibi içinde, Klinik arşivlerinde saklanmaktadır. Böylece yetiştirici-lerimizin problemlerini ve onlara karşı yapılan tavsiyelerin başarısını sürekli takip etmek mümkün olmaktadır. Bir bakıma Kliniğimiz kendini, bir öz denetime tabi tutmaktadır.  
      Üreticilerimiz domates, patlıcan, biber gibi bitkileri, toprağı ile birlikte yerinden kaldırarak olduğu gibi getiriyorlar. Buna hiç gerek yoktur. Bitki topraktan sökülmeden önce kök boğazının 20 cm kadar üzerinden kesilmeli,  üst aksamı temiz bir torbaya konulmalı; daha sonra alt kısım topraktan sökülerek, kökler musluk suyuna tutulup topraklarından iyice temizlendikten sonra, ayrı bir torba içine yerleştirilmelidir. Çok sayıda örnek alınıyor ise örnekler mutlaka ayrı ayrı numaralanmalı ve her birinin nereden alındığı kaydedilmelidir. Eğer başkaca bir problem yoksa,  Kökboğazı ve Kök Çürüklüklerinde bitkinin yalnızca alt kısmının getirilmesi kafidir. 
      Ağaçlarında problem olan bazı yetiştiricilerimizin,  koca ağacı söküp kamyona yükleyerek getirdikleri oluyor. Buna gerek yoktur. Bir ağaçta bir sorun varsa, ya bitkinin kök-kök boğazında bir çürüklük vardır, ya iletim demetleri tıkalıdır, ya etmen yukarıdan çiçek, tomurcuk, yara gibi yerlerden bulaşarak dallara yayılmıştır, ya da yapraklarda, meyvelerde bir enfeksiyon vardır. Hastalığın durumuna göre, etmenin bulunabileceği kısımlardan parça alınıp plastik torbalara konularak getirilmesi yeter. Ancak yanıklık ve çürüklük gibi hastalıklarda etmen daha çok sağlam dokulara en yakın kısımlarda canlı ve aktif olarak bulunduğundan parçayı alırken hasta ve sağlam dokuların birleştiği kısımları içine alacak şekilde almaya dikkat edilmelidir. 20-30 cm'lik bir parça kafidir. 
      Yukarıda da belirttiğimiz gibi en doğrusu önceden bir telefon açarak nerelerden, nasıl örnek almamız gerektiğini öğrenip ona göre hareket etmektir.
      Kliniğe gelen örneklerin önce kaydı yapılır. Kayıt sırasında yetiştiriciye sorular sorularak bitkiler, yetiştirme şartları, hastalığın çıkış ve gelişme seyri, geçen yıllardaki durumu, şimdiye kadar neler yapıldığı gibi konular hakkında ayrıntılı bilgi edinilmeye çalışılır. Önemli bulunanlar kayıt formuna not edilir. 
      Bundan sonra örnek, makroskopik ve mikroskopik bir muayeneye tabi tutulur. Üzerinde tespit edilebilen tüm belirtiler kaydedilir. Dokular mikroskopta incelenerek bakteri hücresi, misel ve benzerleri gibi hastalığı yapan etmene dair ipucu olabilecek bulgular varsa bunlar kaydedilir. Bazen bu bulgular, hastalığın simptomatolojisi ile birlikte tanıya yeterli olur. 
      Lezyonlarda hastalık etmeninin konidiosporları varsa, ya da eşeyli üreme birimleri ve bunların içinde eşeyli sporları oluşmuşsa veya iletim demetlerinde bol miktarda bakteri hücresi gözleniyorsa, doğrudan bunlar üzerinde ilaç etkinlik testleri yapılır. 
      Eğer bu şekilde tanıya ve ilaç testlerine olanak verecek bir sporulasyon yoksa, o zaman uygun yöntemlerle etmen izole edilerek hem hastalığın tanısı, hem de ilaç testleri için gerekli materyal elde edilmeye çalışılır. Tabii bu durumda iş biraz daha uzayacaktır. 
      Kliniğimizde, tamamen, Kliniğimiz tarafından özel geliştirilmiş basit fakat çok sağlıklı test yöntemleri kullanılır. İlaç Etkinlik Testleri etmene bağlı olarak bazen 2-3 saat gibi kısa bir zamanda sonuçlanır. Bazen de 2-3 gün gibi uzunca bir zaman alır. O sebeple, tanı çalışmalarına da bağlı olarak, gerekli tavsiyeleri içeren raporun verilmesi bazen bir günde, bazen de 3-5 günde olur. Bu tamamen hastalığa ve etmene bağlı olgudur.
      Şimdiye kadar ki deneyimlerimiz genel olarak birçok hastalıkta birden fazla patojenin devrede olduğunu göstermektedir. O bakımdan özellikle kök çürüklüğü ve solgunluklarda tahlil yapılıp bütün etmenleri kontrol edebilen ilaçlar belirlenmeden kesinlikle hastalıkla mücadeleye girişilmemelidir. Bazı Botrytis cinerea, Alternaria spp. gibi etmenlerde dayanıklı ırkların oluşumu söz konusudur. Onun için bir serada etkili olan bir ilaç, diğer serada tamamen etkisiz olabilmektedir. Bu sebeple bu gibi etmenlere karşı ilaç testi yaptırmadan kesinlikle ilaç kullanılmamalıdır. Aksi halde başarı tamamen tesadüflere bağlı olur.
       Değerli konuklarım, 
      Prensip olarak Tomurcuk Bitki Hastalıkları Kliniğinde, konu ile ilgili literatür incelenmeden, hastalığın doğru tanısı ve İlaç Etkinlik Testleri yapılmadan hiçbir hastalığa karşı ilaçlı mücadele tavsiyesinde bulunulmaz. Bitkilerinizdeki hastalığa karşı mücadele için Kliniğimiz tarafından size yapılan bu tavsiyeler, kendi sağlığınız için gittiğiniz bir hastane polikliniğinde hastalığınızı tedavi için yapılan bir tavsiyeden daha gerçekçi ve daha güvenlidir.
      Neden mi? Basit bir örnekle durumu size anlatmaya çalışayım. Diyelim ki bademcikleriniz iltihaplandı ve hastaneye gittiniz. Poliklinikte hekim sizi muayene edecek, bademciklerinizin iltihaplanmış olduğunu görünce hastalığı yapması mümkün olan olası bakteri gruplarını dikkate alarak size uygun bir antibiyotik yazıp gönderecektir. Burada hekim, üzerinde herhangi bir çalışma yapılmadığı için, hastalığı yapan etmenin ne olduğu hakkında kesin bir bilgi sahibi değildir. Diğer yandan yazdığı antibiyotiğin o bakteri üzerinde ne denli etkili olduğunu da bilememektedir. Halbuki bakterinin o ırkı,  yazdığı antibiyotiğe karşı direnç kazanmış olabilir. Ya da o antibiyotik o bakteriye karşı etkisiz olabilir. Bu ancak bir antibiyogramla belirlenebilir. Halbuki böyle bir laboratuar çalışması yapılmış değildir. Görülüyor ki bademciğinizin tedavisi için yapılan tavsiyeler, kesin bilgi ve bulgulara dayanmamaktadır. 
      Yanlış anlaşılmasın ve çok değerli hekimlerimizi suçladığımız gibi yanlış bir kanaate varılmasın. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Hekimlerimiz bu ülkenin en cefakar meslek gruplarından birisidir. Bizim anlatmak istediğimiz şey, üzerinde gerekli laboratuar çalışmaları yapılarak bilimsel veriler ışığında yapılan tavsiyelerin elbette daha sağlıklı sonuçlar vereceği hususudur.
      Tomurcuk Bitki Hastalıkları Kliniğinde tesadüflere yer yoktur. Paraziter hastalıklarda her hastalığın etmeni belirlenmekte ve o etmene karşı ilaç testleri yapılarak etkili ilaçlar tavsiye edilmektedir. Çok kere, Raporunu almak üzere Kliniğimize gelen yetiştirici, elde edilen sonuçları kendisi de görmektedir. 
      Genel olarak deneyimlerimiz, laboratuar şartlarında etkili olan ilaçların, sera ve tarla şartlarında da etkili olduğunu göstermektedir. Ancak bu etki,  hastalığın tabiatına ve yapılan uygulama hatalarına bağlı olarak büyük değişiklikler gösterebilir. 
      Özellikle yaprak leke ve yeşil aksam hastalıklarında çok mükemmel sonuçlar alınmaktadır. Burada herhangi bir etki elde edilemedi ise bu çok kere, kullanılan ilacın çok eski olması, doz hesaplamalarında hatalar yapılması, ilacın uygun yöntemlerle tatbik edilmemesi gibi sebeplerden kaynaklanır. 
      Toprak uygulamalarından da genellikle iyi sonuçlar alınmaktadır. Ancak burada yetiştiricinin yapacağı uygulama hataları yanında, toprak kolloidlerinin veya topraktaki organik maddenin ilaç etkili maddesini bağlaması, toprak su seviyesinin ilaç dozunu düşürmesi gibi faktörler de devreye girer. 
      Bakteriyel  iletim demeti solgunluklarında ise durum tamamen farklıdır. İlaç ne kadar etkili olursa olsun, bitkinin dış yüzeyine yapılan bir ilaç uygulamasının bitkinin iç kısmında bulunan bakteriye hiç bir etkisi olmaz. Bu uygulama ancak bakterinin yara dokulardan bitkiye bulaşmasını önleyebilir. Bunun için de ilacın, bakteri bitki iletim demetlerine girmeden önce, etmen ile temasa gelmesi gerekir. 
      Görülüyor ki Klinik çalışmalarla etkili ilaçların ortaya konulması ve ilacın etmen üzerine gerçekten çok etkili olması, her zaman bir anlam ifade etmez. Bunun uygulamada bir sonuca dönüşebilmesi için, hem bitkinin, hem hastalık etmeninin, hem ilâcın, hem de uygulama araç ve şartlarının bütün özelliklerinin iyi bilinmesi ve uygulamanın ona göre yapılması gerekir. 
      Bazı hastalıkların kontrolünde de hiçbir ilaca gerek kalmadan yalnız kültürel önlemlerle çok güzel sonuçlar alınabilir. 
      Ürününüz ve kazancınız bol, kalbiniz mutlu ve huzurlu olsun.... 
      Tomurcuk Bitki Hastalıkları Kliniğinin Internet sitesine girmek için lütfen aşağıdaki bağlantıyı tıklatın.
Tomurcuk Bitki Hastalıkları Kliniği
Anasayfa