anasayfa
Bitki Hastalıklarında Klinik Çalışmalar
Bitki Hastalıkları Kliniği

BİTKİ HASTALIKLARI KLİNİĞİ...




Bir Bitki Hastalıkları Kliniği, gelen örnek henüz içeri alınmadan kaba gözlem ve muayenenin yapıldığı İlk İşlem Yeri, yetiştirici ile ilişkilerin yürütüldüğü bir Büro, bilgi için her zaman başvurulmak zorunda olunan kaynakların bulunduğu bir Kütüphane ve çeşitli muayene, gözlem, deneme ve testlerin yapıldığı bir Laboratuvar olmak üzere en az dört ana birimden oluşur. İhtiyaca ve işlerin genişliğine göre bunlara yeni birimler eklenebilir.



Büro, Laboratuvar ve Kütüphane, hemzemin olmalı ve zemini, hergün temizlemeye ve paspasa olanak sağlayacak şekilde seramikle veya diğer uygun bir malzeme ile kaplanmalıdır. Klinikte temizlik çok büyük önem taşır. Özellikle laboratuvar çok temiz olmalıdır ki izolasyon için ekimler sırasında bulaşma olmasın. Klinikte zeminler, tezgahların üzeri, raflar, masa ve sandalyelerin üzeri gibi toz birikmesine uygun bütün yüzeyler hergün silinmelidir. Yetiştirici laboratuvara sokulmamalı, laboratuvarda hastalıklı bitki artıkları açıkta bırakılmamalıdır. Temizlik önlemlerine çok titizlik gösterilirse, çok kere, ekimleri alev üstünde ya da özel steril hava sağlayan cihazlar içinde yapmaya gerek bile kalmaz. Kliniğin, özellikle de laboratuvarın pencereleri zaman zaman havalandırma için açılmalı, ama sürekli açık kalmamalıdır.


İlk İşlem Yeri


İlk İşlem Yeri, binanın dışında, ön bahçe ile bina arasında bulunan, zemini parke veya seramik döşeli düz bir alandan ibaret bir mahaldir.



İlk İşlem Yerinin bir tarafında, platformun kenarına yakın bir yerde, gelen örneklerin köklerinin silkelenerek topraklarından ayrıldığı bir bulaşık toprak havuzu bulunur. Bulaşık toprak havuzunun bulunmaması halinde Kök Ur Nematodları, Fusarium spp. Verticillium spp. Phytophthora spp. gibi polyfag funguslar, ya da Agrobacterium spp. Erwinia spp. gibi polyfag bakteriler tarafından bulaşık olan bu topraklar klinik bahçesine atılmak durumunda kalınır ki bu da oradaki bitkileri tehlikeye sokar. Onun için bu bulaşık topraklar gelişigüzel oraya buraya atılmamalı, bu toprak havuzunda biriktirilmeli, sonra toprak dezenfekte edilerek bu toprak havuzu zaman zaman boşaltılmalıdır.

İlk İşlem Yerinde, toprak havuzuna yakın bir yerde ona paralel olarak yapılmış, 60 cm genişliğinde 2 m boyunda, yerden yaklaşık 75 cm yüksekliğinde bir ön muayene tezgahı olmalıdır. Bu tezgahın bir ucuna bir lavabo ve musluk yeşleştirilmelidir. Gelen örneklerin ilk gözlem ve muayenesi, toprakları silkelenmiş köklerin yıkanıp temizlenmesi, bitkinin uygun yerlerinden ayrıntılı makroskopik ve mikroskopik muayene için parçalar alınması bu tezgah üzerinde yapılacaktır.

Büro


Büro, yetiştirici ile ilişkilerin yürütüldüğü yerdir. Bitki Hekimi, ziyaretçisini burada kabul edecek, onun dertlerini burada dinleyecek, hastalığın geçmişi, gelişme seyri, arazideki yayılma durumu, şiddeti, yetiştiricinin uyguladığı kültürel işlemler, gübreler, ilaçlar ve o ana kadar hastalık için ne gibi şeyler yaptığı gibi hastalıkla doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili olabilecek çeşitli konularda burada bilgi alacaktır. Gelen misafirlerine ikramını burada yapacak, yetiştiriciye hastalık ve onun korunma ve tedavi yöntemleriyle ilgili bilgileri burada verecek, raporlarını burada yazacak, buradan fakslayacak veya yetiştiriciye bizzat elden burada verecektir. Faturasını burada kesecek, ücretini burada tahsil edecektir. Yorulduğunda burada dinlenecektir.


Onun için Büro bütün bu ihtiyaçları karşılayacak şekilde düzenlenmelidir. Büroda en azından bir döner koltuk, bir masa, masada bir bilgisayar, bir faks cihazlı telefon, kalemlik, takvimlik, bir çöp sepeti, misafirleri ağırlamak için hiç değilse 4 portatif koltuk, bir sehpa, duvarda bir duvar saati, birkaç saksı salon çiçeği gibi zaruri şeyler bulunmalıdır. Koltukların portatif olması, büronun kolay temizlenebilir olması yönünden daha uygundur.


Kütüphane


Kütüphane, Bitki Hastalıkları Kliniğinin vazgeçilmezlerinden biridir. Eğer yer dar ve şartlar uygun değilse, büronun bir tarafı kütüphane haline getirilebilir. Eğer şartlar uygun ise muhakkak ayrı bir oda halinde olmalıdır.

Bitki Hekiminin, hatta yalnız Bitki Hekiminin değil hekimliği meslek edinmiş herkesin, en önemli ihtiyaçlarından biri, bilgidir. Çünkü hekimlik bir uygulamalı meslek dalıdır ve bir ayağı temel ve uygulamalı bilimlerde, diğer ayağı pratiğin içindedir. Onun için bir hekim sürekli okumak, mesleğinde ortaya çıkan yeni bilgi, yöntem ve uygulamaları izlemek zorundadır. Aksi durumda hızla eskir, ve bir daha kendisini yenileyemez duruma gelir.

Bitki Hekimliği, esas olarak Fitopatoloji (Bitki Hastalıkları Bilimi) ve Mikrobiyoloji bilimlerinin uygulamalı kullanımına dayanan bir meslektir.

Bitki Hekimi, Fitopatoloji ile ilgi olarak Simptomatoloji (Hastalık Belirtileri Bilimi), Etiyoloji (Hastalık Sebepleri Bilimi), Patoloji (Hastalık Bilimi), Epidemiyoloji (Hastalık Salgınları Bilimi), Farmakoloji (İlaç Bilimi) gibi bilim dallarında; Mikrobiyoloji ile ilgili olarak da Mikoloji, Bakteriyoloji, Viroloji, Nematoloji gibi bilim dallarında ve bu bilim dallarının alt disiplinlerinde bilgi sahibi olmak zorundadır. Ayrıca bunların kullandığı Laboratuvar Yöntem ve Teknikleri konusunda da ayrıntılı bilgi sahibi olmak zorundadır.

Bitki Hekimi esas olarak yukarıdaki bilim dallarını ve onların uygulama yöntem ve tekniklerini kullanmakla birlikte o, laboratuvarda ve arazide yaptığı çeşitli çalışmalarda, başta matematik, istatistik, fizik, kimya, organik kimya, biyoloji gibi gibi temel bilimler olmak üzere birçok bilim dalına ait bilgilere her zaman ve sık sık ihtiyaç duyacaktır. Mesela basit bir çözelti hazırlayacak olsa en azından çözeltideki madde konsantrasyonunu hesaplamak durumunda kalacak, basit bir deneme kursa sonuçları değerlendirmek için istatistik bilgilerini kullanmak zorunda kalacaktır.

Kuşkusuz iş bu kadarla bitmiyor. Bitki Hekimi, bu temel bilimlerin yanında, mesleği ile çok daha yakından ilgili olmak üzere Bitki Morfolojisi, Bitki Anatomisi, Bitki Fizyolojisi, Bitki Biyokimyası, Bitki Besleme, Bitki Genetiği gibi genel olarak bitkileri tanımaya yönelik bilim dallarında bilgi sahibi olmak zorundadır. Ayrıca kendisine intikal eden hastalıklı bitki örneklerinin "tabii" durumlarını bilmek zorundadır ki onu "hastalıklı" durumlarından ayırt edebilsin. Bunun için de Sebzecilik, Meyvecilik, Bağcılık, Sera ve Süs Bitkileri, Sanayi Bitkileri gibi özel bilim dallarında bilgi sahibi olmalı ki eline gelen materyalin morfolojisi, biyolojisi, yetiştirme teknikleri hakkında bilgi sahibi olsun.

Bitki Hekiminin çalışma alanına binlerce tür bitki girdiği, yalnızca bir domates bitkisinin 200'e yakın hastalığı olduğu, sadece bir fungal veya bakteriyel etmeni teşhis için onlarca laboratuvar tekniğini bilmek gerektiği dikkate alınırsa, bu işin sanıldığı kadar kolay olmadığı anlaşılır. Ayrıca yüzlerce ilacın teknik ve kimyasal özelliklerini, bu ilaçların bitkilerdeki etki mekanizmalarını ve kendi aralarındaki etkileşimlerini bilmek kolay iş midir?

Görülüyor ki Bitki Hekimi her an değişik bir bilgiye ihtiyaç duyacaktır. Onun için, onun, bu bilgileri kolayca sağlayabileceği zengin bir kütüphaneye ihtiyacı vardır. Ayrıca o, internetin sağladığı çok geniş bilgi edinme ve kaynak bulma olanaklarından yararlanmak üzere, muhakkak, her an kullanabileceği bir "internet bağlantısı"na sahip olmak zorundadır. Bu internet bağlantısını aynı zamanda müşterisi olan bitkisel ürün yetiştiricileriyle iletişim kurmak ve kliniğinin verdiği hizmetleri onlara tanıtmak için de kullanacaktır.

Bitki Hastalıkları Kliniğinin kütüphanesinde, en azından, ihtiyac duyduğu kitapları alacak kadar bir veya birkaç dolap, bu kitapları okuyabileceği bir masa ve sandalye olmalıdır. CD'leri saklamak için hiç değilse küçük bir CD dolabına veya onun yerini tutacak bir CD çantasına da ihtiyaç vardır.



Kütüphanede, American Phytopathological Society'nin bitki tür ve gruplarının hastalıklarını esas alarak yayınladığı Compendium Dizisinin tamamı bulundurulmalıdır. Bunlar dışında Türkiye Fitopatoloji Derneğinin çıkardığı Journal of Turkish Phytopatholoji adlı bilimsel derginin tüm sayıları, Tarım Bakanlığı Araştırmalar Genel Müdürdüğünün çıkardığı Bitki Koruma Bültenlerinin tüm sayıları muhakkak bulundurulmadır. Ülkemizde bitki hastalıkları alanında yapılan araştırmaların çok önemli bir bölümü, bu son iki kaynakta yer almaktadır. Bunlar dışında Türkiye'de ve dünyanın çeşitli yerlerinde bitki hastalıkları alanında ve mikoloji, bakteriyoloji, viroloji, epidemiyoloji, biyolojik kontrol, tarım ilaçları farmakolojisi alanlarında yayınlanan çeşitli kitap ve dergiler takip edilerek bunlar kütüphaneye sağlanmaya çalışılmalıdır.

Türkiye'de yapılan çalışmaların bir kısmı da dahil maalesef bitki hastalıkları alanında yapılan çalışmaların tamamı yabancı dildedir ve önemli bir bölümü İngilizcedir. Onun için bir Bitki Hekimi, iyi İngilizce bilmek zorundadır. Bu yabancı dili bilmeden, hekimlik mesleğini icra etmek maalesef çok zordur.

Kütüphanede bitki hastalıkları ile ilgili yayınların dışında, yukarıda bir çoğu belirtilen, bitki ve bitki yetiştirme bilimlerine ait çeşitli kitaplarla temel bilimlere ait bazı kitaplar bulunmalıdır.

Sitemizin yerli ve yabancı literatürleri topluca sunmayı amaçlayan Literatür.Bank'ı ve ayrıntılı bir site rehberi olan Web.Bank'ı da, çeşitli bilgilere kolayca ulaşmaya olanak sağlayan önemli birer kaynak durumundadırlar.


Laboratuvar


Laboratuvar, kuşkusuz Bitki Hastalıkları Kliniğinin en önemli birimidir. Çünkü bitki hekimi, tanı ve tavsiyeye esas olacak en önemli verileri bu birimde elde edecektir. Önceki bölümden hatırlayacaksınız. "Tanı, gerçekte; muayene, simptomatolojik bulgular, mikroskopik tetkikler, laboratuvar bulguları, patalojik testler, yerinde inceleme, meteorolojik şartların değerlendirilmesi, literatür bilgileri, geçmiş zaman tecrübeleri gibi çok çeşitli verilerden sentezlenerek ortaya çıkarılan bir yorum ve kanaattir." demiştik. Ancak bu yorum ve kanaatin oluşmasında bize yardımcı olacak en önemli unsur laboratuvardır. Hekim örneklerin asıl muayenesini laboratuvarda yapacak, muayene ile herhangi bir kanaate varamaz ise gerekli izolasyon ve testleri yine burada yapacaktır. Bunlarla da doyurucu bir sonuç elde edemez ise belki de arazi incelemelerine gerek duyacaktır.

Laboratuvar esas olarak şu çalışmaların gerçekleşmesinde kullanılacaktır:

1.İlk İşlem Yerinde kaba muayenesi yapılan örneklerin ayrıntılı makroskopik incelemelerinin yapılarak simptomatolojik verilerin elde edilmesi.

2.Mikroskopik muayenelerin yapılarak bitkideki çıplak gözle görülmesi mümkün olamayan morfolojik, anatomik ve histolojik değişimlerin tespiti, etmen olma olasılığı bulunan fungus, bakteri, nematod gibi minicanlılara ait ilk görsel bilgilerin elde edilmesi.

3.Etmen ya da etmenlerin izolasyonu, saflaştırılması, patojenliklerinin belirlenmesi.

4.Etmenlerin tanılarının yapılması. Bunun için gerekli mikroskopik muayene, mikroskopik gözlem, çeşitli mikrobiyolojik tetkik ve testlerin yapılması.

5.Etmenler üzerinde ilaç ve diğer biyolojik, fiziksel, kimyasal etkinlik testlerinin yapılması

6.İlaç etkileşim testleri, ilaç biyolojik etkinlik ve fitotoksisite testlerinin yapılması.

7.Bitki hastalıkları bakımından toprak ve su analizlerinin yapılması. Yani toprak, torf ve sulama suyu gibi materyallerde patojen bakteri, patojen fungus gibi hastalık etmenlerinin aranması.

8.Hastalıklı materyal ve hastalık etmenlerinin çeşitli amaçlarla saklanması.

Bir Bitki Hastalıkları Kliniği Laboratuvarının yukarıda belirtilen çalışmalara olanak sağlayacak şekilde uygun cihazlarla donatılması gerekir.

Laboratuvarın çok büyük olması gerekmez. Belki de birçok durumlarda 15-20 metrekarelik bir alan bile yetebilir. Kuşkusuz laboratuvarın alan ihtiyacını birinci derecede iş kapasitesi, yani her yıl o laboratuvara intikal edip işlem gören örnek sayısı belirler. 20 metrekarelik bir alan yılda 500-600 örneğin işlenmesine yeter. Örnek sayısı arttıkça alan ihtiyacı da artacaktır.

Laboratuvarda 60 cm genişliğinde 3 m boyunda, yerden yaklaşık 75 cm yüksekliğinde en az dört tezgaha ihtiyaç vardır. Bunlardan birisi örneklerin makroskopik muayenesinde ve mikroskopik muayene için gerekli parçaların alınıp hazırlanmasında; diğeri mikroskop, stereo mikroskop, aydınlatma lambası ve benzeri cihazların yerleştirilmesinde ve mikroskopik muayenelerde; bir diğeri de besi yerlerinin hazırlanıp ekimlerin yapılmasında kullanılacaktır. Boyu daha kısa olan ve evye, musluk gibi sıhhi malzeme monte edilmiş dördüncüsü ise yıkama ve temizleme işlerinde, bazı araç ve gereçler ve çeşitli temizlik malzemelerinin konulmasında kullanılacaktır. İhtiyaca göre tezgahların boyu ve sayısında değişiklikler yapılabilir. Fakat her durumda tezgahların üzeri fayans veya benzeri kolay temizlenebilir bir malzeme ile kaplanmış olmalıdır. Baştada belirttiğimiz gibi laboratuvarda temizlik çok büyük önem taşır. Tezgahların hiç değilse birinin altının dolaplı olması, çok seyrek kullanılan çeşitli malzemelerin ortalıkta dolaşıp durmasını önlemek açısından faydalı olur. Ancak muayene sırasında ayaklar konulacağından makroskopik ve mikroskopik muayene tezgahlarının altı muhakkak boş olmalıdır. Muayene tezgahları, 50-60 cm yükseklikten 40 watt'lık en az iki fluoresant lamba ile aydınlanmalıdır. Lambaların hepsinin ayrı anahtarları olmalıdır.

Bunlar dışında laboratuvarda biri cam malzemeler diğeri kimyasallar için olmak üzere en az iki dolap bulunmalıdır. Çalışma kolaylığı bakımından bu dolapların boyları 180 cm'yi geçmemelidir. Bu dolaplar tamamen kapalı, içerdeki malzemeler dışardan kolayca görülebilecek şekilde ön kapıları ve yanları camlı olmalıdır. Rafların da camlı olması temizlik açısından büyük kolaylık sağlar. Raf yüksekliklerinin ayarlanabilir olması, ihtiyaca göre gerekli değişikliği yapabilmek açısından önemlidir. Bu akılcı bir kullanıma olanak sağlar.

Laboratuvarda bulunması gereken aygıt, cihaz, araç ve gereçlere geçmeden laboratuvarın genel görünümüne bir göz atacak olursak, basit bir klinik laboratuvarı, aşağıdaki şekilde olabilir. Bu yapı ve görünüm, değişen, gelişen ve büyüyen ihtiyaçlara göre değiştirilebilir, geliştirilebilir.



Laboratuvarda her şeyden önce gelen örneklerin saklanması, kullanılmak üzere hazırlanmış ortamların ve bazı bakteri ve fungus kültürlerinin muhafazası için bir buzdolabına ihtiyaç vardır. Çoğu kere 300-400 litrelik orta boy bir buzdolabı ihtiyacı karşılar.

Daha sonraki bölümlerde örneklerin alınması ve taşınmasında da anlatılacağı gibi, örneklerin laboratuvara ulaşana kadar ki macerası bir hayli sıkıntılı olur. Bazen bu örnekler ülkemizin taa öbür ucundan kilometrelerce mesafe katederek gelmiş olur. Bazen de örnek, çok az bulunan nadide bir bitkiden alınmıştır ve artık ikinci bir örnek almak imkansız olur. Ya da örnek çok bulunan bir materyalden alınmış olsa bile ikinci bir örneğin alınması büyük bir emek, zaman ve para kaybına yol açacaktır. Her durumda örneklerin, işlem tamamlanıp raporları hazırlanana kadar iyi bir şekilde saklanması büyük önem taşır. Özellikle sıcak yaz günlerinde örnekler daha kolay bozulup elden çıkar. Bunun için muhakkak bir buzdolabına ihtiyaç vardır. Hazırlanan besiyerlerinin de kısa sürede kuruyup elden çıkmamaları için yine bir buzdolabı gereklidir.

Laboratuvarda diğer önemli bir cihaz da inkubatördür. İnkubatör, izolasyon, İlaç Etkinlik Testi ve benzeri amaçlarla ekim yapılmış kültürlerin belli şartlar altında geliştirilmesinde kullanılır. Kuşkusuz istenilen; ısı, ışık, nem gibi bütün şartların kontrol edilebilir olmasıdır. Ama böyle cihazlar çok pahalıdır ve çok kere bunlara gerek de yoktur. Basit duyarlı bir termostat ve bir havalandırma fırıldağı ile yalnız sıcaklığın kontrol edilebildiği basit bir inkubatör de ihtiyacı görür. Fakat bu durumda da muhakkak cihazın dış duvarları ısı yalıtımlı olmalı ve içerde sıcaklık artı eksi yarım derece bir farkla sabit olarak istenen derecede tutulabilmelidir.

Aşağıda çeşitli amaçlarla kullanılabilecek iyi bir inkubatörün resmi görülmektedir.



Bir Bitki Hastalıkları Kliğinin laboratuvarında en gerekli olan üçüncü cihaz kuşkusuz mikroskoptur. Mikroskop, esas olarak bitkilerin mikroskopik muayenesinde; fungus, bakteri ve nematodların incelenmesinde kullanılır. Diğer hiçbir şey olmasa bile, mikroskop, klinikte muhakkak bulunması gerekli bir cihazdır. Mikroskopsuz olmaz.

Çoğu kere fakültelerin biyoloji laboratuvarlarında kullanılan basit bir öğrenci mikroskopu bile ihtiyacı karşılar. Bunlarla 100x10 büyütme ile bakterileri dahi görmek mümkündür. Ama en uygunu 4x, 10x, 40x, 100x büyütmeli ayarlanabilir objektifleri olan, 10x büyütmeli çift okulerli, tablası sağa sola, ileri geri kaydırılabilir, alttan aydınlatmalı bir mikroskoptur. Bitki Hekiminin zamanının önemli bir bölümü mikroskop başında geçer. O sebeple mikroskopun mercek kaliteleri iyi olmalı, net ve duru görüntü sağlamalıdır.

Aşağıda maksada uygun iyi bir mikroskop ile lam, lamel gibi mikroskopik inceleme materyallerinin resimleri görülmektedir:





  • Bitki Hastalıkları Kliniğinde, zaman zaman, entomoloji laboratuvarlarında böceklerin incelenmesinde sık sık ihtiyaç duyulan 4x10, 10x10, 20x10 büyütmeli binokuler stereo mikroskoplara da ihtiyaç duyulursa da bunların klinikte bulunması büyük bir zorunluk değildir. Çoğu zaman normal bir mikroskobun küçük büyütmeleri kullanılmak suretiyle bu ihtiyaç giderilir. Eğer klinik, her yıl çok sayıda örneğin işlem gördüğü büyük bir klinik ise o zaman aşağıda görüldüğü gibi bir stereo mikroskop da temin etmeye çalışmalıdır.



    Laboratuvarın temel ihtiyaçlarından birisi de otoklavdır. Otoklav, hazırlanan besiyerlerinin sterilizasyonu için gereklidir. Ayrıca çeşitli malzemelerin mikroplardan arındırılmasında, steril toprak ve su elde edilmesinde de kullanılabilir. Aşağıda bir örneği görülen 12 litre sterilizasyon kapasiteli elektrikli mini otoklavlar bu iş için biçilmiş kaftandır. Eğer böyle bir otoklav temin etme olanağı yoksa, 10 veya 12 litre kapasiteli bir düdüklü tencerenin emniyet süpapının olduğu yere bir manometre takılmak suretiyle basit bir otoklav yapılabilir. Bu düdüklü tencerenin tabanına 6-7 cm yüksekliğinde bir kasnak konulup üzerine iki parçalı bir paslanmaz saçtan dairevi bir altlık konulmak suretiyle petrilerin doğrudan suyla temasları önlenir. Böyle düdüklü tencereden yapılmış bir mini otoklavda bir defada 21 petri sterilize edilebilir.

      


    Laboratuvarın bir başka temel ihtiyacı da hassas terazidir. Terazi, çözelti ve süspansiyonların hazırlanması için kimyasalların tartılmasında ve diğer hassas tartılarda kullanılacaktır. Bunun için en ideali digital terazilerin kullanılmasıdır. Ama bunları temin etmek mümkün olmaz ise, çok basit mekanik bir hassas terazi de çoğu durumlarda ihtiyacı karşılar. Bunlarla 10 mg'a kadar hassas tartılar yapmak mümkün olur. Bunların gram takımları muhakkak kutuları içinde ve iyi muhafaza edilmeli, terazi temiz kullanılmalıdır.

      


    Laboratuvarda bulunması gereken temel ihtiyaçlardan biri de, LPG tüpü ile bunzen beki, sacayak ve tel kafestir. Bek, hem ekim sırasında öze, iğne gibi materyallerin alevde sterilizasyonunda, hem de ortamların hazırlanması ve benzeri gibi işler için ısıtma ve kaynatma işlerinde kullanılacaktır. Cam borulardan Pastör pipeti hazırlamak ya da boruları eğmek bükmek gibi işler için de beke ihtiyaç vardır.



    Bu temel araç ve gereçlerin dışında laboratuvarda çok sayıda cam malzeme ve kimyasallara da ihtiyaç vardır. Cam malzemelerin başında petri kapları gelir. Petri kapları hem izolasyon için yapılacak ekimlerde besiyeri hazırlamada, hem de çeşitli ilaç etkinlik testlerini gerçekleşmede kullanılacaktır. Bu genel amaçların dışında petri kapları, nemli odacık oluşturma, tohumların çimlendirilmesi ve benzeri gibi çok çeşitli amaçlarla da kullanılır. Genellikle 10 cm çaplı petri kapı en çok kullanılanıdır. Bunlardan laboratuvarda en az 200 adet bulunmalıdır. Ama bunun dışında 8, 12 ve 14 cm çaplı Petri kaplarına da zaman zaman ihtiyaç olur. Bunlardan da en az onar adet bulunmalıdır.

    Aşağıdaki resimde bir cam Petri kapı ile kapağı görülüyor.



    En çok ihtiyaç duyulan cam malzemeden birisi de erlenmayerlerdir. 250, 500 ve 1000 ml'lik olmak üzere en az üç boydan hiç değilse sıra ile 10, 5 ve 2 adet bulunmalıdır. Erlenlerin üzeri ölçülü olması, sık sık mezür kullanma ihtiyacını ortadan kaldırır. Erlenmayerler, çözelti hazırlama, ortam hazırlama, toprak analizleri, süzme ve benzeri gibi çok çeşitli işlerde işe yarayacaklardır.



    Beherglaslar da erlenmayerler gibi çok çeşitli amaçlarda kullanılan cam kaplardır. Bunlardan 50, 100, 250, 500 ve 1000 ml'lik olmak üzere 5 değişik boydan sıra ile en az 5, 10, 8, 4 ve 1 adet olmalıdır. Bunların da üzeri ölçülü olması iyi olur. Resimde çeşitli beherglaslar görülmektedir.



    Bazan cam balonlara da ihtiyaç duyulursa da bunların yıkanmaları ve temizlenmeleri sorun olduğundan genellikle diğer malzemeler tercih edilmelidir.



    Laboratuvarda cam balonlardan daha öncelikli bir ihtiyaç, sıvı ölçümlerinde kullanılan cam mezür ve pipetlerdir. Özellikle 25, 50 ve 100 ml'lik mezürlerden ve 0.1, 1 ve 10 ml'lik pipetlerden en az üçer adet olmalıdır.

      


    Laboratuvarda çeşitli süzme ve boşaltma işleri için filtre kağıtları ve hunilere; tohum, yaprak sapı gibi sert bitki parçalarının ezilmesi, çeşitli boya ve kimyasal çözeltilerinin hazırlanması gibi işler için de porselen havanlara ihtiyaç duyulur.

      


    İzolasyon için besiyerlerine yapılacak ekimlerde penslerle, öze ve iğnelere sık sık ihtiyaç duyulacaktır. Bu materyal, alevden geçirilmek suretiyle kolayca sterilize edilebilir.

      


    Belki biraz şaşırtıcı gelebilir ama diğer birçok laboratuvarda deney tüplerine çok sık ihtiyaç duyulduğu halde Bitki Hastalıkları Klinik Laboratuvarında bunlara o kadar çok ihtiyaç duyulmamaktadır. Gene de zaman zaman ihtiyaç duyulduğundan birkaç boy tüpten 50'şer 100'er adet bulundurulması iyi olur.



    Tüplere o kadar sık ihtiyaç duyulmamasına karşılık laboratuvarda en çok ihtiyaç duyacağımız şeylerden birisi suluboya fırçalarıdır. Daha sonra ayrıntılı şekilde anlatılacağı gibi fırçalar, süspansiyonlardan bakteri ve fungal spor ekimlerinde, ilaç etkinlik testlerinde sıkça kullanılacaklardır.



    Suluboya fırçaları, ince ve yumuşak tüylü olmalıdır. Bunlar musluk suyuna tutularak yıkanıp sonra kurulanarak alkolden geçirmek suretiyle kolayca temizlenebilir.

    Anatomik çalışmalarda ya da muayene ve ekimler için örneklerin hazırlanmasında sık sık ihtiyaç duyulacağından muhakkak bir el testeresi, küçük bir nalıncı keseri, bir budama makası, bir aşı bıçağı, birkaç maket bıçağı, bistüri ve bistüri sapı, bir kutu jilet de laboratuvarda hazır bulundurulmalıdır.



    Laboratuvarda bunlar dışında daha birçok çeşitli araç ve gereçlere ihtiyaç olur. Bunlar ihtiyaç duyuldukça sağlanmaya çalışılır.

    Laboratuvarda bulunması gerekli kimyasallara gelince: Bunlara yeri geldikçe değinileceğinden burada belirtmeye gerek olmadığını düşünüyorum. Ancak alkol, aseton, hipoklorit gibi dezenfektanlarla, PDA (Potato Dekstrose Agar), NA (Nutrient Agar) gibi hazır besiyerlerini ve çeşitli fungusitleri bunlar arasında hemen burada zikretmekte yarar vardır.

    Ayrıca laboratuvarın uygun yerlerinde Tuvalet Kağıdı ve Kağıt Havlu askıları bulunmalıdır. Bunlardan bazılarına adi, bazılarına kaliteli kağıt ruloların takılması uygun olur. Genel silme ve temizliklerde adi olanlar, örneklerin üzerine konulması ve sarılması gibi işlerde kaliteli olanlar kullanılır. Bunlar genellikle mikrobiyolojik olarak temizdir ve izolasyonlarda bu gibi amaçlar için kullanılmaya çok uygundurlar.




         	Devam edecek.. Lütfen sayfayı daha sonra tekrar ziyaret ediniz.